Blog

Basit Bir Soru Makineye "Gerçeği" Nasıl Sorgulatır?

Bir toplantı odasında üç kişi bir pipette kaç tane delik olduğu hakkında hararetle tartışıyor. Biri pipetin tek bir deliği olduğunu (topolog), diğeri iki deliği olduğunu (mühendis), üçüncüsü ise aslında hiç deliği olmadığını (yapısalcı) savunuyor.

Bu tartışma internetin en ünlü felsefi/geometrik tartışmalarından biridir. Ancak bugün o masada dördüncü bir sandalye daha var ve o sandalyede bir insan değil, bir Yapay Zeka (AI) oturuyor. Peki, fiziksel dünyada bir bedeni olmayan, hiç pipet tutmamış ve sıvı içmemiş bir zeka, bu soruya nasıl cevap verir? Bu basit "pipet sorusu", aslında yapay zekanın dünyayı nasıl algıladığına, veriyi nasıl işlediğine ve insan diliyle matematiksel gerçeklik arasındaki uçurumu nasıl (veya ne kadar) aşabildiğine dair derin bir vaka analizidir.

1. Büyük Dil Modelleri ve Olasılıksal Gerçeklik
ChatGPT veya Gemini gibi Büyük Dil Modelleri (LLM) için bir pipet, plastik bir nesne değil, kelimelerden oluşan bir vektör uzayıdır. AI'a bu soruyu sorduğunuzda, o fiziksel bir pipeti incelemez; milyarlarca metin arasındaki istatistiksel ilişkiye bakar. Eğer eğitim verisinde matematik forumları ağırlıktaysa, "Topolojik olarak bir simit ile eşdeğerdir, yani 1 delik vardır" cevabını üretecektir (Token olasılığı). Ancak, eğer veri seti gündelik konuşmalar ve e-ticaret siteleriyle (örn: "pipetin iki ucu") domine edildiyse, model "2 delik" kavramına daha yakın durabilir. Bu durum, yapay zekanın en büyük handikaplarından birini ortaya koyar. AI, gerçeği değil, "uzlaşmayı" (consensus) öğrenir. İnsanlar bu konuda kararsızsa, yapay zeka da kararsızdır. Pipet paradoksu, AI'ın "bilgi" ile "anlam" arasındaki farkı yönetme biçimini ifşa eder. O, pipetin ne olduğunu "bilmez", sadece "pipet" kelimesinin hangi bağlamda hangi sayıyla (0, 1 veya 2) eşleştiğini hesaplar.

2. Bilgisayarlı Görü (Computer Vision) ve Boyut Sorunu
Tartışmayı metinden görsele taşıdığımızda işler daha da karmaşıklaşır. Bir otonom robot veya görüntü işleme algoritması pipete baktığında ne görür?

  • Piksel Bazlı Algı (2D): Kamera, pipeti iki boyutlu bir düzlemde, kenarları olan bir dikdörtgen veya iki elips olarak algılar. Bu bakış açısı, karikatürdeki "0 delik" diyen adamın mantığına yakındır. AI için o sadece piksellerden oluşan bir yüzeydir; derinlik, bir yanılsamadır.
  • Voksel ve Mesh (3D): Eğer AI, nesneyi 3 boyutlu bir ağ (mesh) olarak modelliyorsa, yüzeyin sürekliliğini takip eder. Dış yüzeyin iç yüzeye kıvrılarak bağlandığını fark eder. Bu durumda AI, "1 delik" (tünel) sonucuna varan matematikçi gibi davranır.

Buradaki kritik nokta, yapay zekanın bakış açısının (input type), onun "gerçeğini" değiştirmesidir. İnsan beyni 2D görüntüyü 3D gerçekliğe otomatik olarak çevirirken, yapay zeka için bu, eğitilmesi gereken zorlu bir süreçtir.

3. Hizalama Problemi: Deliği Kapat
Yapay zeka güvenliği (AI Safety) alanındaki en büyük korkulardan biri, "Hizalama Problemi"dir. Makineye verdiğimiz emirle, makinenin o emri nasıl yorumladığı arasındaki fark. Gelişmiş bir robota şu emri verdiğinizi düşünün. "Masadaki tüm delikleri kapat."

  • Eğer robotun nesne tanıma modülü pipeti "iki delikli" (giriş-çıkış) bir nesne olarak tanımlıyorsa, pipetin iki ucuna da tıpa takacaktır.
  • Eğer robot topolojik bir tanımla (1 delik) çalışıyorsa, pipetin içini tamamen doldurabilir veya onu ezip simit formunu bozarak düz bir levha haline getirebilir.

Pipet paradoksu, bu bağlamda ölümcül bir hata senaryosunun masum bir provasıdır. "Delik" gibi basit bir kavramın tanımındaki belirsizlik bile bir görevin sonucunu tamamen değiştirebiliyorsa, "Adalet", "Güvenlik" veya "Mutluluk" gibi soyut kavramların yapay zekaya öğretilmesi ne kadar zordur?


"Bir pipette kaç delik vardır?" sorusu, aslında pipetle ilgili değildir; tanımlarla ilgilidir. Yapay zeka ile bu paradoks arasındaki ilişki de bize şunu gösterir. Yapay zeka, insan zihninin belirsizliklerini ve çelişkilerini birebir yansıtan devasa bir aynadır. Biz ona delik kavramının kesin bir matematiksel tanımını (topoloji) vermedikçe, o da bizim gibi bazen mühendis, bazen matematikçi, bazen de sadece kafası karışık bir gözlemci gibi davranmaya devam edecektir.


Belki de yapay zekanın bu paradoksa vereceği en doğru cevap, şu cümledir. "Bu sorudaki bağlam nedir? Matematiksel bir kesinlik mi arıyorsun, yoksa içeceğini dökmeden içmek mi istiyorsun? Tanımını yap, ben de cevabımı vereyim."

Related Articles

Hakkımda

Finansal derinlik, yapay zeka hassasiyeti ve veriye dayalı pazarlama stratejileriyle işletmelerin büyüme yolculuğuna rehberlik ediyorum. Karmaşık verileri, kârlı kararlara dönüştürmek için buradayım.